TOP 10 ÜRÜN LİSTESİ
ARABA BEZİ
CAM BEZİ
ZEYTİNYAĞLI YÜZ KREMİ
RSI TITANIUM TEPSİ
ASTONISH ORANGE MACUNU
KÜÇÜK MUCİZE ( MİKRODOKULU) BEZ
RSI TITANIUM TENCERE Ø 24
OPTİK BEZ - 15
RSI TITANIUM GRIL TAVA
EKOLOJİK YIKAMA TOPLARI
|
|
|
|
INFO 25
IŞIĞI AÇALIM
Işığın olmadığı yerde karanlık olur, burada yapmamız gereken tek şey ışığı açmaktır.
Mali kriz, resesyon ve ekonomide yaşanan sıkıntıları içeren konuşmalardan artık herkesin sıkıldığını görüyorum. Konunun abartıldığı inancını taşımaya başladığımız son dönemlerde farklı şeyler konuşarak kendimize daha faydalı olabileceğimizi ortaya koydu. Bahsedilen kriz, bizim ulaşabileceğimiz merkez ve anlayışlarımızdan uzak belli amaçlarla “icat” edildiği konusunda hemfikir olanların sayısı giderek artıyor. Bundandır önsözlerimde bu konuya değinmemeye çalıştım. Ancak geçen gün, kişiyi motive eden ve krize yeni bakış penceresi açan bir makale okudum. Bu makalenin bir bölümünü sizlerle paylaşmaya karar verdim. Bunu, bir çok defa yazılarımda da vurguladığım gibi enerjimizi yaratıcılık ve başarı kaydetmemiz sebebiyle yapıyorum. Hevesimize engel olan gizli oyunlara ve karamsar tablolara artık dur demeliyiz. Krizin etkilerini mümkün olan en düşük bir noktaya çekmek ve kriz söylemlerini başkalarına (onu tercih edenlere) bırakmanın tam zamanıdır.
Kriz günümüzün bir gerçeği olarak ortada varise ve her ailenin bütçesini tehdit ediyorsa bu durumda ne yapmalıyız? Her halde daha önce de duymuşsunuzdur, değişimler en evvela kafalarda başlamalı ki ondan sonra çevreye de yansıyabilsin. Dolayısıyla başta kendi fikirlerimizi değiştirmeliyiz. Kendimiz ve geleceğimize bağlı olarak olumlu düşüncelerden başlamak için bunun bir kaç yolu var. Biliyorum, bir çoğunuz “şimdi olur mu - kriz var” diyerek tepkisini koyacaktır. Eğer daha işin başında mağlubiyeti kabul ettiyseniz galibiyetten söz etmek mümkün olmayacak. Burada, isabetli olmayan bir karar almak veya bir imkânı ret etmekten kaynaklanan bir sorun söz konusu değil.
|
Aslında mağlubiyet pes etmek ve yeni girişimlerde bulunmamakla başlar.
Her hangi sebepten olursa olsun hiçbir şekilde pes etmeyin, dünyalar sizin olsa yeni girişimlerden vazgeçmeyin. Odadan karanlığı nasıl çıkartacağınızı biliyor musunuz? Tabi ki sürekli onun hakkında konuşmak ve sonsuza kadar analizler yapmakla bu mümkün olmayacaktır. Oysa burada analize edilecek bir durum yok. Işığın olmadığı yerde karanlık olur, burada yapmamız gereken tek şey - ışığı açmaktır! Kriz ile kendinizi meşgul etmeyin, sizde olmayan ve ortada bulunmayan bir konu ile zaman kaybetmeyin. Yapmak istediklerinizle meşgul olun. Zamanınızı, enerjinizi ve emeğinizi yeni bir şey yapmak doğrultusunda harcayın. Başkaların “kriz var” dediklerine bakmayın, onların söylemlerinden size ne ? Kriz onlar içindir, sizse onların dünyasında yaşamak zorunda değilsiniz. Kendinize mükemmel bir dünya yaratın.
|
| Kendinize ışık vahası yarattığınızda ve kafanıza yeni bir şey yaratmayı koyduğunuz zaman hareketleriniz de aynı istikameti takip etmeli. Her taraftan ve her kafadan “ tasarruf edin, tasarruf, edin tasarruf edin…” sesleri geliyor kulağımıza. Peki aklı başında olan biri bana söyleyebilir mi? Sizin komşunuz tüketmiyorsa, dolayısıyla harcama yapmıyorsa paranın şirketinize gelmesi mümkün mü? Eğer siz maaş alamıyorsanız komşunuzun tasarruf yapması bir anlam taşımadığı gibi en yakın bir zamanda kendi gelir kaynağı da “kuruyacak”. Öyle ise resesyon döneminde tasarruf yapmak mantıklı mı? Paranın hareket içinde olması için tek çare tüketimin artmasıdır. Bu, oluşacak enerji hareketinden herkesin faydalanması demektir. Bir başka deyiş ile kemer sıkma konusunda duyduğunuz her tavsiye krizin devam etmesi ve derinleşmesi eğiliminden başka hiçbir şey değildir. Kim bilir belki de böyle bir durum kimilerin tarafından arzulanan bir durumudur. Ancak bizim kesinlikle değil. Dolayısıyla refah içinde olmak için denenmiş bir kuralı uygulamaya koyun; eğer bir şey elde etmek istiyorsanız önce - VERİN! İşinizi muhafaza etmek mi istiyorsunuz ? O zaman başkalarına iş alanı yaratın. Maaşınızı muhafaza etmek mi istiyorsunuz ? O zaman başkasına da maaş alabilme imkânı yaratın. |
Bununla birlikte kendinizi bayağı bir zengin gibi görün ve davranın. Evet, doğru okudunuz, refah içinde yaşıyor gibi davranın. Maddi refah yaşadığımız şu anın bir parçasıdır. Refah, geçmiş veya gelecekle alakalı bir şey değil. Refah şu an yaşanmalı. Eğer refah içinde yaşıyor gibi davranıyorsanız sadece kendiniz ve başkaları için değil mevcut durumu kendinize çekmek için gerekli enerjiyi harekete geçirmiş olacaksınız. Refah, her şeyden çok bir ruh halidir. Sizin banka hesabınızdaki gücünüz ise ikinci sırada yer alır.
Zaman, değişim zamanıdır. Dünya sahnesindeki gelişmelerden ve toplu karamsar ışınlamalardan sonra bir kârımız mı var ? O halde bunu bir davet olarak kabul ederek başkalarına göre farklı olalım. Başınızı eğmeyin, dik durun!
Krize nasıl bir cevap vermeliyiz ?
|
1. Onu düşünmeye, hakkında konuşmaya son verin. Konuşmalarda bu konu gündeme gelse bile onu değiştirmeye çalışın. İmkân, plan ve şartlardan – beklentilerden, uzun lafın kısası her şeyden konuşun sadece ve sadece krizden konuşmayın…
2. Yeni dünyalar oluşturun. Çünkü eski yaşam tarzınız sizi bu hale getirdi. Durumunuza şükredin fakat ilerlemeyi düşünün, arzulayın. Size yenilik ve iyilik getirecek değişimleri düşünün…
3. Hiçbir şekilde hareket içinde olan enerjiyi durdurmayın. Elinizden gelenini yapın ve yeni enerji alanları oluşturarak etrafınızda olanları da sizin gibi davranması için etkileyip teşvik edin.Yani, eskisi gibi, kabul edilecek çerçeveler içinde tüketin, harcama yapın. Aslında biraz da cömertçe davranın, enerjinizle başkalarına da imkân yaratmak için gerektiğinden biraz fazla harcayın. Bu davranışınız bir yanda dünyaya şu anda gerekli olan enerjiyi vermiş olur, hayatınızı refah içinde geçmesini sağlayacaksınız.
|
Sonuç olarak bunu her zaman hatırlayın ve hiçbir zaman unutmayın – kriz bilincimizin ruh halidir. Onun çözümü de bulunduğu o aynı ruh halin içinde saklanmaktadır. Anlayış istek ve gaye var oldukça bilincimizin bu ruh halini değiştirmemiz için ne kadar zamana ihtiyacımız var biliyor musunuz? Gözümüzü kapatıp açacak kadar, işte o kadar. Krizden çıkmamız için işte tam o kadar zamana ihtiyacımız var…
Yaz ve önümüzde olan imkânlardan istifade edelim… Biz özeliz ve her şeyimizle başkalarından farklıyız… Her olumsuzluk beraberinde en azında eşit veya daha büyük fırsatlar getirdiğini biliyoruz… Dolayısıyla elimizde olan bu imkânları fırsata çevirelim…
Derginiz ve dergimizin bu ÇİFT SAYISINI sayfalarken sizlere güzel anlar diliyorum. EYLÜL ayında dergimizin 26. sayısıyla yeniden beraber olacağımız güne kadar, güzel bir tatil, bol puan ve yeni katılımlar diliyor, her gün ve her an önce kendinize sonrada etrafınızdakilere iyi bakın diyorum.
Editörünüz
|
|
 |
Diğer konular
|
 |
 |
Belge
|
 |
|
|
EK KONULAR
Konumuz: CİLT BAKIMI
SATIŞI GERÇEKLEŞTİREBİLMEK BECERİSİ - I Bölüm
Kendimizi geliştirmek – bizim günlük vazifemiz...
DÜRÜSTLÜĞÜM BÜTÜN FIRSATLARI DEĞERLENDİRME...
|
|
|
|